KuZeNLeRiN MeKaNı
 
AnasayfaSSSAramaKayıt OlGiriş yap
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
» Nick Fabrikası :D
tarafından CeZæhra Çarş. Haz. 10, 2009 2:29 pm

» Jean-Christophe Grangé
tarafından CeZæhra Çarş. Haz. 10, 2009 2:24 pm

» Şarkıcıya İnanmıştım Şarkıya Değil
tarafından CeZæhra Çarş. Haz. 10, 2009 2:16 pm

» Ceza - Paydos
tarafından ExenForum.Net Salı Haz. 09, 2009 5:38 pm

» Kan Grubunuz
tarafından CeZæhra Paz Mayıs 31, 2009 11:27 am

» Need For Speed: Shift Tüm Araba Ve Yol Listesi
tarafından CeZæhra Paz Mayıs 31, 2009 11:24 am

» 2 Türk Vatandaşında "Domuz Gribi" Vakasına Rastlandı
tarafından CeZæhra Paz Mayıs 31, 2009 11:21 am

» Alaturka Mavzer - Sokak İşleri [Full Albüm]
tarafından CeZæhra Paz Mayıs 31, 2009 11:19 am

» Windows Vista SP2 Kullanıcılara Sunuldu
tarafından CeZæhra Paz Mayıs 31, 2009 11:11 am

» Portable GreenBox Logo Maker 2.0
tarafından yandakli Perş. Mayıs 28, 2009 12:15 pm

Tarıyıcı
 Kapı
 Indeks
 Üye Listesi
 Profil
 SSS
 Arama
Forum
Reklam Bölümü
Aralık 2017
PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
    123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031
TakvimTakvim
Anket

Konuya puan ver
 

Atasözleri ve deyimler

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Yazar Mesaj

Yeni nesil üye
avatar



Yaş : Kayıt tarihi : 25/10/08 Mesaj Sayısı : 58 Rep Kademesi: Yeni nesil üye
Nerden : İş/Hobiler : Lakap :
Rep sistemi
Aktiflik:
25/100  (25/100)
Başarı Puanı:
20/100  (20/100)
Güçlülük:
30/100  (30/100)
EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

MesajKonu: Atasözleri ve deyimler   Salı Ekim 28, 2008 3:34 pm

DEYİMLER

Birden
fazla sözcükten oluşmuş, bir kavramı karşılamak amacıyla kulllanılan ve
bir durumu en kısa yoldan anlatıp, cümleye çekici anlatım özelliği
katan, çoğu mecaz anlamlı kalıplaşmış söz öbeklerine "deyim" denir.

Türkçede kullandığımız deyimler şu özellikler taşırlar:

1. Birden fazla sözcükten oluşmuşlardır.

2. Çoğunlukla bir anlam kayması (mecaz) söz konusudur.

3. Cümle içinde anlatıma çekicilik kazandırır.

4. Deyim kalıbı aynen kullanılmalıdır.

a) Sözcüklerin yerini değiştiremeyiz.

b) Deyimi oluşturan sözcüklerin eşanlamlısını kullanamayız.

Örnek:

Dam başında saksağan, vur beline kazmayı. (Doğru)

Saksağan dam başında, beline vur kazmayı.

(Yanlış)

Ekmeğini kayadan çıkarıyordu. (Yanlış)

5. Deyimlerin arasına başka sözcükler girebilir:

Örnek:

Sen, ağzını hiçbir zaman hayra açmazsın.

6.
Dilimizde kullandığımız deyimlerin çoğu "-mak/-mek" mastar ekiyle
adlandırılan "Deyimleşmiş Bileşik Eylem"lerdir. Bu kurala göre
deyimleri oluştururken kullanılan adlar, bazı ad çekim eklerini alarak
kullanılabilirler.

Örnek:

El ayak çekmek. (mastar)

Hayattan elini ayağını çekmişti.

Deyimleri anlam ve biçim (kuruluş) yönünden iki grup altında değerlendirebiliriz:

1. Anlamlarına göre deyimler:

a) Gerçek anlamlı deyimler

b) Mecaz anlamlı deyimler

2. Biçimlerine (Kuruluşlarına)göre deyimler:

a) Tam yargı anlamı vermeyen deyimler

b) Tam yargı anlamı veren deyimler

1. Anlamlarına Göre Deyimler:

a) Gerçek anlamlı deyimler:

Bu
gibi deyimler anlatıma güzellik katmak amacıyla kurulmuştur. Deyimi
oluşturan sözcüklerin anlamı benzerlik (mecaz) anlamını düşündürmeden,
kavramları olduğu gibi karşılayan kalıplaşmış söz öbekleridir.

Örnek:

Canı sağ olsun

Beyni atmak

Baskın çıkmak

Ayda yılda bir

Nerde akşam orda sabah vb.

Yukarıda
verdiğimiz örneklerde görüldüğü gibi deyimi meydana getiren sözcüklerin
anlamları ayrı ayrı gözden geçirildiğinde cümleye verdiği anlam ne ise
sözcüğün anlamı da tek başına aynıdır (gerçektir).

b) Mecaz anlamlı deyimler:

Bu tür deyimlerde, kullanılan deyimin okuyu-cuya verdiği anlamın, gerçek anlamından farklı bir anlama büründüğünü görmekteyiz.

Mecaz anlamlı deyimlerde kullanılan sözcük-lerin ya biri ya da tümü gerçek anlamını yitir-miştir.

Türkçemizde bu çeşitteki deyimler gerçek anlamlı deyimlere nazaran daha çok karşımı-za çıkmaktadır.

Örnek:

Buz gibi soğumak

Beyninden vurulmuşa dönmek

Başının etini yemek

Dilini bağlamak vb.

Yukarıda
verdiğimiz örnekler mecazlı sözcük-lerden meydana gelmiştir. Yukarıdaki
örnekler-de geçen sözcükler benzetmeler yoluyla farklı anlamlar
içermektedir.

2. Biçimlerine Göre Deyimler:

a) Tam yargı anlamı vermeyen deyimler:

Türkçemizdeki deyimlerin bazılarında sonunda eylem veya ekeylem yoktur. Bu tür deyimler tam yargı anlamı vermezler.

Örnek:

Göz ağrısı, cebi delik, yarım ağız, sofrası açık, gözü açık vb.

b) Tam yargı anlamı veren deyimler:

Bu türdeki deyimlere anlam yükleyebilmek için çekime girmeli veya cümle biçimindeki deyimler olmalıdır.

Çekime
girecek biçimdeki deyimler "-mak/-mek" mastar ekiyle adlandırılan
"anlamca bileşik eylem" özelliğindeki deyimlerdir. Bu tür deyimler
değişik ad çekim ekleri kip ve kişi ekleri ile çekime girerler.

Örnek:

Babası bağırınca dut yemiş bülbüle dönmüştü.

Cümle
biçimindeki deyimler belli bir çekime girmiş ve cümle niteliğine
bürünmüş deyimlerdir. Bu tipteki deyimler; basit cümle biçiminde
oluşabilir.

Örnek:

"Ağzı bozuk, elleri açıktı" gibi oluşabilir.

Ayrıca bileşik cümle biçiminde oluşmuş deyimler de vardır.

Örnek:

Ağzını açtı gözünü yumdu.

Bacak kadar boyu var, türlü türlü huyu var.

Deyimlerin oluşumunda, ikilemler iyelik ve ad durum eki alarak meydana gelebilirler.

Örnek:

"Baş başa, pisi pisine, el ele, göz göze, biz bize vb.

Not: İkilemeler (yavaş yavaş, ağır ağır) deyim olamazlar.

Deyimler
bir de kafiye uygunluğu (uyak) ile meydana gelmektedirler. Örneğin;
Yere bakan yürek yakan. Buldum bilemedim, bildim bulamadım, Biri vardı
geceden, biri düştü bacadan.

Uyarı: Deyimler öz anlamı dışında
kullanıldığı gibi sözcük anlamı dışında da kullanılabilir. Bu durumda
deyim olmaktan çıkmış gerçek anlama bürünmüştür. Örneğin; "Kötü
arkadaşlarına uyan çocuk yoldan çıktı" cümlesin-deki "yoldan çıkmak",
"bozulmak, kötü olmak, kurallara uymamak" anlamında kullanıldığı için
deyim-dir. Bunun yanında, "Freni patla-yan araba yoldan çıktı."
cümlesin-deki "yoldan çıkmak" gerçek anlamda kullanıldığından deyim
değildir.



Deyimler bileşik sözcüklerle karıştırılmamalı-dır. Deyimi oluşturan sözcükler ayrı, bileşik sözcüler bitişik yazılır.

Örnek:

Açgözlü bir çocuktu. (Bileşik sözcük)

Onun yaptıklarına akıl sır erdirilemedi. (Deyim)

Deyimler,
bir sanat dalının tanımını içermediği için terim olamazlar. Bunun tersi
olarak iki ya da daha çok sözcükten oluşan terimler de deyim olamazlar.

Örnek:

Gözünüzde tavukkarası var.

Eşkenar üçgenlerin tüm açıları eşittir.

Deyimlerin oluşumunda bazı argo sözcükler kullanılabilir.

Örnek:

Çok çalışmaktan cartayı çekti.

Banka soygununda vurulup, tahtalı köyü boyladı.

Cümle içinde söz öbeği veya başlı başına cümle oluşturan deyimler; ad, sıfat, zarf, ünlem,eylem göreviyle kullanılabilirler.

Örnek:

Alnı açık, yüzü ak bir insandı. (sıfat)

Zavallının basireti bağlanmış. (eylem)

Deyimlerin bir bölümü de benzetme istiare, mecaz-i mürsel kurallarıyla kalıplaşmıştır.

Örnek:

Dama taşı gibi oynatmak. (Benzetme)

Eli kolu bağlı kalmak. (İstiare)

Başını belaya sokmak (mecaz-ı mürsel)

Örnek 1: (ÖSS/1995)

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizgili deyim "merak edip gizlice dinlemek, işitmeye çalışmak" anlamına gelmektedir?

A) Sınıfta bütün öğrenciler kulak kesilmiş öğretmenlerini dinliyorlardı.

B) Bu dedikodular onun da kulağına çalınmış olmalı.

C) Herkes kulağı tetikte müdürün kapısında bekliyordu.

D) Karşı masadakiler konuşurken o da kulak kabartmış dinliyordu.

E) Öğretmen ders anlatırken kulağını açıp dinlemelisin.

Çözüm:

"Kulak
kesilmek", dikkattle dinlemek ;"kulağına çalınmak", başkasına söylenen
sözleri şöyle bir duymak; "kulağı tetikte"duymak için bütün dik-katini
vermek; "kulak kabartmak" konuşanları gizlice, belli etmemeye çalışarak
dinlemek; "kula-ğını açmak" dikkatle dinlemek anlamalarına gelir.

Yanıt: D

Örnek 2: (ÖSS/1993)

Aşağıdaki cümlerin hangisinde kullanılan deyim, açıklamasıyla birlikte verilmiştir ?



A) Arkadaşını gözüm ısırıyor; daha önce bir yerde görmüş gibiyim.

B) O her zaman böyledir; hep işin kolayına kaçar.

C) Dün akşam, yolculuk heyecanından ola-cak,gözüme uyku girmedi.

D) Çocukların para sıkıntısı çekmesini istemez; onlara bol harçlık verirdi.

E) O olayı düşündükçe, tüylerim diken diken oluyor.

Çözüm:

Yalnızca,
A seçeneğindeki deyimin açıklaması cümlede vardır. "Gözü
ısırmak"deyimi, birini daha önce başka bir yerde görmüş olmak anlamını
verir.

Yanıt: A



ATASÖZLERİ

Söyleyeni belli
olmayan (anonim) deneyimler sonucunda olmuş, gerçeği içeren, topluma
yol gösteren ve öğüt veren özlü sözlere atasözü denir.

Atasözlerinin genel özellikleri şunlardır:

1. Söyleyeni belli değildir (anonim) ve ulusların ortak malı olmuştur.

2.
Yol gösteren, öğüt veren sözlerdir. Gerçeği önerir, doğru yolu
öğretirler; çünkü her biri bir deneyim ve bir olay sonucu söylenmiştir.

3. Kimi atasözleri, yazılıp söylendiği gibi gerçek anlamda kullanılır.

Örnek:

"Güneş girmeyen eve doktor girer." "Güvenme varlığa, düşersin darlığa." gibi atasözleri bu anlamdadır.

4. Atasözlerinin bir çoğu da yazıldığı anlamda değil, mecaz anlamda kullanılmaktadır.

Örnek:

"İşleyen demir ışıldar." (Çalışkan kişi sağlıklı ve mutlu olur.) "Güneş balçıkla sıvanmaz." (Gerçekler gizli kalmaz.)

Bu tür atasözlerinde sözcüklerin anlamları ile iletmek isteği mesaj arasında farklılık vardır.

5.
Atasözleri sözcüklerin eşanlamlısıyla ya da yerinin değiştirilmesiyle
oluşturulamazlar. Çünkü atasözleri kalıplaşmış sözlerdir.

Örnek:

"İtle yatan, bitle kalkar." atasözü hiçbir zaman "Köpekle yatan pireyle kalkar." şeklinde söylenemez.

Ya da "sakla samanı gelir zamanı" atasözü "Samanı sakla, zamanı gelir." şeklinde söylenemez.

6. Konuya bakış açısından bazı atasözleri anlamca karşıtlık ya da çelişki doğurabilir.

Örnek:

"Akıllı
düşman akılsız dosttan daha hayırlıdır." atasözü, "Akıllı düşününceye
kadar, deli oğlunu everir (evlendirir)." atasözüyle anlamca karşıtlık
gösterir.



7. Bazı atasözleri, ait olduğu toplumun
gelenek, görenek, inanç ve tavırlarını yansıtırken bir bölümü de
evrensel düşünceyi dile getirir.

Örnek:

"Anasına bak
kızını al, kenarına bak bezini al.", "Tekkeyi bekleyen çorbayı içer."
gibi atasözleri gelenek görenek, inanç ve töreleri yansıtır.

"Öfke ile kalkan zararla oturur.", "Aklın yolu birdir." gibi atasözleri ise evrensel boyutta olup nesnel bir yargı içerir.



ATASÖZÜ NASIL AÇIKLANIR ?

Atasözü sorularının çözümünde şöyle bir yol izlenmelidir.

1. Açıklamasını yapacağımız atasözü, gerçek anlamda mıdır, yoksa mecazi anlamda mıdır ?

Önce bu bulunmalıdır.

2. Açıklanması istenen söz "mecaz" anlamda ise hangi sözcükler hangi anlamı içermek-tedir ?

Örnek:

"Çobansız
koyunu kurt kapar." atasözünde "koyun"eti, sütü, tüyü ve derisi için
yetiştirilen evcil hayvan değil; koruyucusu yöneticisi olmayan kişi
veya topluluk anlamındadır. Aynı zamanda atasözünde geçen "kurt"
sözcüğü de yırtıcı saldırgan hayvan anlamında değil; düşman
anlamındadır.

3. Açıklanması istenen atasözünün temel düşüncesi nedir ?

Bu temel düşünce, en anlaşılır ve yorumsuz şekli ile bulunmalı.

4. Her yazı türünün olduğu gibi atasözü açıkla-malarında da mutlaka bir planı olur. Bunu örnekle uygulayalım:



Örnek:

"Deve büyük ot yer, şahin küçük et yer."

Deve: Kalıbı, kıyafeti yerinde olan, cüssece büyük, çalışma ve beceri yönünden güçsüz kişileri temsil eder (Mecaz).

Şahin: Dış görünüşü çelimsiz, ancak büyük işler başaran yürekli kişileri temsil eder (Mecaz).

Giriş:

a) Deve ve şahinin işlevi nedir ?

b) Deve ve şahin hangi tip insanları temsil eder ?

Gelişme:

a) Toplum ilk bakışta hangi tip insanlara inanır ?

b) Toplum yürekli, becerikli insanları nasıl tanır ?

c) İki tür insan arasındaki karşılaştırma ve örnekler.

Sonuç:

Görüşleri ve iş yapma güçleri değişik kişiler karşısında değer yargınız ne olmalıdır ?

ATASÖZLERİ İLE DEYİMLERİ

KARIŞTIRMAMAK İÇİN İZLENECEK YOL:

Atasözleri ile deyimler arasında benzer ve ayrılan yönler vardır.

Benzer yönleri; kalıplaşmış sözler olmaları, kısa ve özlü anlatım yollarından ve ulusların ortak malı olmasından dolayıdır.

Ayrılan
yönleri; deyim bir kavramı, atasözü bir öğüt ya da kuralı tanıtır.
Ayrıca deyimler anlatıma çekicilik katar, atasözleri ise yol gösterir,
öğüt verir.

Deyimler; kişi ve zamana göre çekime girer, atasözleri ise daha çok emir ya da geniş zaman kipinde kullanılır.

Damlaya damlaya göl olur. (Geniş Z.)-Atasözü

Güvendiği dağlara kar yağdı. (-di'li geçmiş Z.)-Deyim







Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Yazar Mesaj

Atasözleri ve deyimler

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var: Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
KuZeN FoRuM :: GENEL KÜLTÜR :: Edebiyat -
Yetkinforum.com | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Suistimalı göstermek | Bir blog yaratın